6 Kasım 2017

1 GÜNDE ESKİŞEHİR GEZİLİR Mİ?

Herkese Merhabalar,

Bugün challenge'lı bir seyahat yazısıyla karşınızdayım.

Deli misin neden 1 günde koşa koşa gidip geri geldin?
Neden en azından 1 gece kalmadın diye sorduğunuzu duyar gibiyim?

Vefakar eşimin jesti şöyleydi:)))
Ben Doruk'a bakarım istersen günübirlik git, gel ya da istersen 1 gece kal.

Eeee bende vefakar bir Türk annesi olarak kalamam yavrumdan ayrı diyerekten çılgınca, bol koşturmalı bir Eskişehir gezisine çıktım.
Öncelikle yüksek hızlı trenle gittim.
İstanbul-Eskişehir hızlı tren Pendik'ten kalkıyor ve
yaklaşık 2,5 saat sürüyor.
Bu arada sabah 7.30 trenine bindim.
Yolculuk oldukça konforlu geçti, eşim birde business almış koltukları,
gidiş gelişte business sınıfta yemekliydi.
Yemekler oldukça lezzetliydi, serviste iyiydi.

Şehre ilk gelişimdi ve ben yürüyerek şehri tanımaya karar vermiştim üstelik  sadece 1 günde...

Eskişehir gardan şehir merkezine yürüdüm,
sabah kahvemi Caribou'dan aldım:)
Eee hadi ne bekliyorsun dediğinizi duyar gibiyim:))

Önce Haller Gençlik Merkezine gittim.
Hediyelik eşya dükkanlarının ve restaurantların karşılıklı olarak yeraldığı oldukça şirin bir çarşı.
Cam kolye aldım 2 tane, mağazaların vitrinlerini inceledim.
Mağaza ilgilileri oldukça sıcakkanlı,kibar insanlardı,sohbet ettim.
Bana şehrin görülmesi gereken yerlerini anlattılar.

Bu pasajdan çıktıktan sonra uzun bir yürüyüş başladı benim için.
Dedim ya ben şehri yürüyerek keşfedeceğim bu vakit kaybı olabilir ama olsun gördüm kadarı bana yeter.

Şehir merkezinden Porsuk çayına kadar yürüdüm.
İstanbul'un çılgın trafiği ve kalabalığından sonra bana çok sakin geldi Eskişehir.

Sakin dediysem hertürlü mağaza, restaurantın olduğu ve üniversite şehri olduğundan dolayı sokaklarda pekçok genç insanı görebileceğiniz medeni,canlı,hoş bir Anadolu şehri burası.

Porsuk çayında biraz soluklandım ve fotoğraf çektim bol bol...

Aahh içimde kaldı gondola binmek, artık bir dahaki sefere:)

Daha sonraki hedefim Odunpazarıydı:)
Ama elimde ne harita ne de başka bir şey vardı
Sora sora yani:))

İşte asıl bol challenge'lı olan mesafe Porsuk Çayı-Odunpazarı arasıydı.
Yarım saatten fazla hızlı tempoda yürüdüm.
Hadi dedim Dilek adrenalin senin işin,vazgeçmek yok başarabilirsin:))

Sonunda ayaklarım yorgun ama "gururlu ben"
tarihi Odunpazarı bölgesine ulaşmıştım.

Odunpazarı bölgesi tarihi Türk evlerinin,arnavut kaldırımlı sokakların,birbirinden zevkli,küçük dükkanların,çarşıların ve müzelerin olduğu hazine gibi bir bölge.

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Odunpazarının hemen girişinde.
Küçük ancak sergi içeriği açısından ve mimari estetik bakımından muazzam bir müze.

Gerek Türk gerek yabancı cam sanatçılarının eserlerinin sergilendiği alandan birkaç eser paylaşmak istiyorum.
Müzenin içinde Eskişehir'in dünden bugüne tarihi,kültürel,ekonomik gelişimini gösteren videolar,fotoğrafların sergilendiği "Kent Belleği Müzesi" bölümlerine hayran kaldım.
Bu müzede emek var,estetik var,her noktasında bunu hissediyorsunuz.
Eskişehir belediyesi kent kültürünü geçmişi ve geleceğiyle anlayan oldukça vizyoner bir yerel yönetime sahip ve bu şehrin genel dokusuna da hakim zaten.

Çağdaş Cam Sanatları müzesine hayran kalarak çıktım ve karşıma geleneksel Türk mimarisini yansıtan rengarenk bu muhteşem evler çıktı.
Keşke dedim o kocaman apartman binalara hapsolmak yerine böyle zevkli evlerde yaşayabilsek diye hayıflandım...

ve karşıma "Atlıhan El Sanatları Çarşısı" çıktı.
Bir avlu içerisindeki envai çeşit takı,hediyelik eşyanın satıldığı tarih kokan mağazaların vitrinlerini gezdim tek tek.
Birkaç hediyelik eşya bile aldım.
Atlıhandan çıktıktan sonra tavsiye üzerine Kurtuluş Müzesine gittim.

Odunpazarının içinde yeralan "Kurtuluş Müzesi"
Türk İstiklal Savaşını adeta yaşayarak öğreneceğiniz bir müze.
O kadar gerçek ki,görsel ve her yönüyle anlatılıyor bu muzzam mücadele.
Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşını anlatan olağanüstü bir sunum izledim.
Kurtuluş Savaşımızı günbegün anlatan görselleri inceledim.
Ayrıca savaşta kullanılan silah,kılıç ve başlıklara bakmak bile insanı o günlere götürüyor.

Bu müzede benim en çok ilgimi çeken iki bölümü sizinle paylaşmak istiyorum:
Basın odasında Kurtuluş Savaşı boyunca çıkan Türk gazetelerini (Osmanlıca ve Türkçe çevirisiyle) hem görsel olarak hemde interaktif ekrandan takip ederek okudum.
Birkaç gazetenin anasayfasına gelin birlikte bakalım.

Bir diğer çarpıcı bölümse karikatür bölümüydü.
Kurtuluş Savaşında çıkan mizah dergilerinden seçilen karikatürlerin sergilendiği küçük ama muazzam bir alandı burası.
"Karagöz" ve "Güleryüz" adlı mizah dergilerinden birkaç örnek paylaşmak istiyorum.

Müzede ayrıca Kurtuluş Savaşını günbegün interaktif olarak anlatan bir Strateji odası var.
Kurtuluş Müzesi,Kurtuluş Savaşımızın canlı bir tanığı sanki.
Bu müzeden çok ama çok etkilendim.
Odunpazarına gelirseniz burayı ziyaret etmeyi unutmayın.

ve tabii bu harika bölgede bolbol fotoğraf çektim.

Bir daha gelmek üzere yavaş yavaş Hızlı Trenime yetişmek üzere yola çıktım.

Artık yorgunluktan isyan eden ayaklarımı dinledim ve otobüse bindim.
Porsuk çayına yakın bir yerde indim.
Trenime daha 1,5 saat vardı.
Porsuk çayındaki köprüden geçip yeniden mağazaların iki taraflı olduğu şehir merkezinden keyifli bir yürüyüş yaparak gara kadar geldim.
Garda trenimi beklerken adını tam olarak hatırlamadığım pişmaniyeye benzer buraya özgü helvadan atıştırdım.
1 günün sonunda yorgun ama gururluydum:)

Evet Eskişehir'in çok az yerini görebildim ama gördüklerim bile beni öyle etkiledi ki bu şehire bir kez daha gelmeye karar verdim.

Üstelik çok yakında yeniden geleceğim.

Bu sefer Doruk ve eşimle mi giderim yoksa yine tek kişilik bir seyahat mi planlarım bilmiyorum.

Ama akşam eve geldiğimde oğlumun beni çok özlediğini sarılışından anladım,
gün boyu Annem nerde diye beni sormuş.
Ona trene bindiğimi,çektiğim fotoğrafları gösterdim.
"Bende trene bineceğim anne" diyip diyip duruyor.
Sanırım bir dahaki sefere aile boyu gideceğiz Eskişehir'e...

Eskişehir, Kurtuluş Savaşındaki tarihi direnişi ve rolü,
cam sanatının kalbinin attığı,
üniversite gençliğinin dinamizm kattığı bir güzellikler diyarı.
Her köşesinde heykel, müze ve sanatın yaşadığı Türkiye'nin gururu
kısacası bozkırın ortasında bir mucize Eskişehir... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder