24 Mayıs 2017

BENEFIT / ERASE PASTE KAPATICI


Merhabalar,

Bugün severek kullandığım etkili bir kapatıcıdan bahsetmek istiyorum.

Gözaltlarımdaki koyu halkaları kapatma konusunda hep daha iyi ürün arayışında olan biriyim.


Benefit "Erase Paste" ini ben aslında corrector olarak kullanıyorum.
Macunsu kıvamdaki bu ürünü parmaklarımla ya da süngerle gözaltlarıma uyguluyorum ardından ince yapılı bir kapatıcı kullanıyorum.
Bu şekilde o gün minimal makyaj dahi yapsam gözaltlarımı kapattığım için mutlu oluyorum.

Ürünün bendeki rengi 3 numara.
Aslında bir açık rengi olan 2 numarayı alacaktım
 ancak uzmanın tavsiyesiyle corrector olarak kullanacağım için kendisi 3 numarayı almamı önerdi.
Kesinlikle doğru yapmışım,renkten ve kapatıcılıktan memnunum.
Fakat sadece kapatıcı olarak kullanmak isteseydim tercihim 2 numara olurdu.


Eğer gözaltlarınızdan şikayetçi değilseniz bu ürüne çok da ihtiyaç duyacağınızı düşünmüyorum.
Ancak benim gibi gözaltlarınızdan şikayetçiyseniz bir şans verebilirsiniz.

Benefit ürünlerine Sephora'lardan ulaşabiliyorsunuz.

Sizlerin kapatıcı ve corrector favorileriniz neler bu aralar?

8 Mayıs 2017

Türkiye'de Kadın Olmak Nasıl Birşey?

Uzunca bir aradan sonra yeniden merhabalar,

Bloğumu ihmal ettiğimin farkındayım ama bir süredir keyifsizim ve eskiden paylaştıklarıma benzer eğlenceli konularda yazmak  inanın içimden gelmiyor.


Malum ülkemizdeki siyasi,iç huzursuzluklar,terör tehlikesi,şaibeli bir referandum sonrası geleceğimizle ilgili ortaya çıkan birsürü belirsizlikler,komşularımızda devam eden kanlı savaşlar,göçmen krizleri,milletleri,dinleri,medeniyetleri biribirinden ayıran nefret söylemi... vs diyerek uzayıp gidiyor bu liste...


Bazen neden böyle bir zaman diliminde dünyaya geldiğimi soruyorum kendime,onca güzel,insanca yaşanılası dönem varken aklıma gelip duruyor bu tuhaf soru...


Aslında biz Türklerin hayattan,siyasetten öyle çok büyük beklentileri pek yoktur.
Sadece kendimiz,ailemiz ve çocuklarımızın onurlu,özgür,eşit,adaletli bir ülkede yaşamasını isteriz.Genelde böyledir,çevremden biliyorum.
Yani İsveç düzeyinde bir İskandinav hayalini ülkemiz için kursakta bizden çok uzaktır biliriz, o yüzden beklentilerimizde makuldür:) 

Mesela ben üniversite mezunu,yabancı dil bilen,iyi kötü kendini yetiştirmiş bir Türk kadını olarak toplumda iş,siyaset ve kültürel anlamda tamamen eşitlikçi bir ortam hayal ediyorum biz kadınlar için.
Ama farklı koşullarda dünyaya gelmiş başka bir kadın kardeşim kadın olduğu için okutulmuyor,çocuk yaşta evlendiriliyor,baba,koca veya abi şiddetine maruz kalabiliyor küçük yaşlardan itibaren.Eşi tarafından sözlü,fiziki şiddete maruz kalabiliyor ve sessiz çığlıklarını ailesi,devlet dahil kimse duymuyor.
Bu toprakların yetiştirdiği bazı katiller hiç düşünmeden katlediyorlar hayat arkadaşlarını,çocuklarının annesini.
Mahkemeye çıkarken bir takım elbise giyinip iyi halden yararlandırılıyorlar devletin hakimleri tarafından.
Veya İstanbul'un göbeğinde bir hemşire otobüste sadece şort giydiği için dövülüyor ve bunu yapan saldırgan tutuksuz yargılanıyor,yani aramızda.


Donanımlı bir kadın olmanın artık bir anlamı kalmadı bu ülkede.
Arkasında kamu desteği gören şiddet yanlısı erkek için bu ülke cennet olabilir ama peki ya biz kadınlar için?
Evet tam bir cehennem olma yolunda ilerliyoruz.
Şunu duyar gibiyim.Ben ailemden de kocamdan da şiddet görmedim.
Bende görmedim ama bunun için sevinemiyorum.Bu kadar kadın zulüm görürken,katledilirken kendim için sevinemiyorum...


En basitinden cinsi eşitsizlikle aile içinde dünyaya geliyor kız çocukları.
Erkek kardeşlerinin sahip olduğu özgürlükler,anne ve babaları tarafından verilen şımarıklığa varacak haklar kız çocukları için elbette geçerli değil.


Eğitim hakkı,çalışma hakkı,her anlamda erkeklerle eşit bir kadın olarak varolma ideali giderek kayboluyor toplumumuzda.Üstelik artan radikal dini etki kadınların giyim kuşamına,hertürlü yaşam biçimine müdahale etmek istiyor tıpkı Arap ülkelerinde olduğu gibi.Şunu unutuyorlar bir kadının özgürlüğüdür kanatları,o nasıl uçacağına kendi karar vermelidir.
Kaldı ki Türk kadını hem modern hem geleneksel değerlerini unutmadan nasıl giyineceğini,yaşayacağınıda bilir.
Kadınlar kendi özgür iradeleriyle istedikleri gibi giyinebilmeli ve kimse onların kılık kıyafetleriyle ilgili üzerlerinde baskı kurma hakkına sahip olmamalıdır.


Şunu merak ediyorum.
Kurallar,yasaklar neden hep kadın içindir,mesela kalbi,bakışı kötü olan erkek neden yaptırıma uğramaz.
Bakın burada tüm otoritelerden bahsediyorum.
Yasak,ceza,zulüm denince neden ilk kadın akla geliyor.
Sadece insanca,onurlu birşekilde yaşamak için daha ne kadar can verecek kadınlar....


Kendimi bildim bileli ülkemiz kadınlar için yaşanması kolay bir yer olmadı.
Aile baskısı,eş baskısı,devlet baskısı,din baskısı,sosyo kültürel baskı hep kadınların omzunda taşındı.İşte bugünlere gelindi...


Ben erkek olsun,kadın olsun her iki cinsin birbiriyle eşit olması gerektiğine inanarak büyüdüm.Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığınızda kadın erkek eşitliğindeki seviye o ülkenin gelişmişlik endeksini belirler.
İşte bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk Avrupa'nın pekçok ülkesinden önce Türk kadınına hem seçme hem seçilme hakkını vermişti.O muhteşem vizyon bugüne dek devam etse biz nasıl bir ülke olurduk diye düşünmeden edemiyorum.Emin olun İskandinavya rüyası yerine Türk rüyası hükmederdi dünyaya.Özgürlüğün,insani gelişmişliğin üst düzeyde olduğu bir ülkede herkes yaşamak ister zira. 


Bu tarz bir yazı ilk defa kaleme alıyorum bloğumda.
O nedenle dostlarım,takipçilerim şaşırmış olabilirsiniz.Ama içimde biriken üzüntü,öfke,hayal kırıklığı öyle yoğun ki burada yazmanın bana iyi geleceğini düşündüm.


Sözlerimi bana ait şu dizelerle bitirmek istiyorum:

Biraz umut ekelim günlerimize
Kadınların şen kahkahalarla güldüğü,çocukların hiç ağlamadığı
Dünyada tüm silahların sustuğu
Şöyle bir bayram yerinde buluşalım dostlar
Sevgiyle muhabbetle sarılalım birbirimize
Zira hayat çok kısa
Bir göz açıp kapatmışsın yıllar geride kalmış
Yaşam mucizesini kaçırıyoruz tüm bu dertlerin ortasında...


17 Mart 2017

MART'TA CUNDA ADASI

Herkese Merhabalar,
Nasılsınız?
İlkbahar resmen gelmiş olsa da bayağı bir üşütüyor bizi öyle değil mi?
Olsun biz yine de baharın gelişi ile mutlu olanlarız:)))

Sevgili dostlar,
Bugün bloğumda Ege'ye doğru bir uzanalım istedim.
Bol fotoğraflı, az yazılı bir post bu şimdiden belirteyim:))

Cunda'nın Mart ayındaki sakin, pırıl pırıl ve tertemiz havası bize çok iyi geldi.
En çok ta neyi özlemişim biliyor musunuz?
Masmavi gökyüzüne bu kadar yakın olmayı, başımı kaldırdığımda bana gülümsüyor kadar yakın sanki...




Cunda Sahilinde hayat çok sakin...

Kediler ve köpekler sereserpe uzanmışlar, mutlular; insanlar huzurlu ve sakin.





Doğa o kadar saf ki baktığınız her yön sizde fotoğraf çekme isteği yaratıyor:)))




Cunda Ada'sının en önemli ziyaret duraklarından Taksiyaris Kilisesi,Rahmi Koç Müzesi olarak hizmet veriyor.
Koç grubu yıkık,harap olmuş tarihi kiliseyi restore ederek Cunda'ya kazandırmış.
Görkemli, özenli bir restorasyona imza atmışlar.
Sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum.










Cunda sokakları ise eşsiz bir dokuya sahip,
umarım sonsuza dek bu güzelliği ve orjinalliğini korur.

Bizim kaldığımız otel Mola Cunda idi.
Bu ikinci konaklayışımız, mimarisi ve ince düşünülmüş ayrıntılarıyla memnun kaldığımız bir konaklama noktası.




Cunda çevresinde yaptığımız gezilerde karşılaştığımız güzelliklerden birkaç kareye yer vermek istiyorum.







Ege'nin eşsiz güzelliklerini kısa bir süre için tattım ve sizlerle de paylaşmak istedim.
İçinizi açan, keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur umarım.

Mutlu günler...

28 Şubat 2017

ŞUBAT AYI FAVORİLERİM


Herkese Merhabalar,

Uzunca bir aradan sonra yeniden bloğuma döndüm.

Bu yazımda Şubat ayında en sık ve severek kullandığım ürünleri sizlerle paylaşmak istiyorum.


  • I HEART MAKEUP \ DEATH BY CHOCOLATE PALETİ:
Henüz kullanmaya başlayalı birkaç gün olmasına rağmen renkleri günlük ve tam benlik olduğu için şimdiden sevdiğimi söylemeliyim.






Mat ve ışıltılı 16 renk fardan oluşuyor.
Kocaman bir aynası var,bu bir artı.
İki uçlu sünger aplikatörü kullanmadım.
Çok yakında ürün inceleme yazısı gelecek.






  • BOURJOIS 123 PERFECT CC CREAM:
Oldukça akışkan yapılı bir ürün.
İçerisinde 3 renk düzenleyici pigmet bulunuyor.
Turuncu renkli olanı morlukları,yeşil renkli olanı kırmızılıkları beyazı ise sivilcelere karşı kapatıcılık sağlamayı vaadediyor.


Bendeki rengi 32 Light Beige.
Denemeden almama rağmen cilt tonuma uygun çıktı.
Cilt rengimi düzenlesin ama hafif bir ürün olsun dediğim günlerde sıklıkla kullandığım bir üründü.

  • KİKO LONG LASTING STICK 05 NUMARA:
Kiko'nun bu kalem farları gerçekten bir harika.
Ben şu aralar 05 numarayı resmen deli gibi kullanıyorum.
O kadar pratik ki sürüp parmaklarımla dağıtıveriyorum sonuç tam istediğim gibi.


05 numara mürdüm ve hafif bakırımsı o şahane tonlardan.
Benim göz kapaklarımda mürdüme daha yakın duruyor.

Bu rengi henüz almadıysanız mutlaka bir bakın derim:)))

  • COLLECTION LASTING PERFECTION KAPATICI:
                         
         Yabancı bloggerların öve öve bitirmediği şu meşhur kapatıcı.
Maalesef ülkemizde satılmıyor.
Bende Londra'dan almıştım.
Kapatıcılığı orta,bende çizgilere dolma yapmadı.
Severek kullanıyorum,yakında dibi görünür.
Kullandığım renk 03 Warm Medium.

  • BOBBI BROWN EYE OPENING MASKARA:
İyi ki almışım dediğim ürünlerden biri.
Bu ürünle ilgili oldukça olumlu yorumlar okumuştum almadan önce.


Kirpikleri çok güzel kıvırıp,ayırıyor.
Uzatma ve hacim açısındansa bence her ikisinide ortanın üzerinde bir performansla başarıyor.
Kocaman bir fıçası var.
Alt kirpiklere uygularken aman dikkat edin bulaşabilir.

  • KİKO EYEBROW MARKER:
Kiko'nun bana göre en başarılı ürünlerinden.
Neden bilmiyorum bloggerlar pek bahsetmedi bu üründen.
Kesinlikle benim kaşlarımda çok işe yarıyor.
Bu ikinci ürünüm,bitince yenisi alınacak.
Ben kaşlarda çok sert ve yoğun etkili ürünlerden hoşlanmıyorum.
Bu ürünü kaşlarımdaki boşluklara uyguluyorum doğal duruşu ile tam notu hakkediyor.
Bu arada bendeki renk 02 numara.

  • NYX CONTROL FREAK KAŞ JELİ:
Merak edip aldığım ürünlerdendi.Renksiz bir kaş jeli.
Genelde kaşlarımı doldurduktan sonra veya çok acelem varsa sadece bunu sürüveriyorum kaşlarımı düzeltmek için.

  • MAYBELLINE MASTER CONTOUR:
Maybelline'nin iki taraflı bu kontür ürünü oldukça popüler şu aralar.
Açık renkli olanı aydınlatıcı olarak,koyu olanı ise kontür amaçlı kullanılıyor.
Açık söylemek gerekirse aydınlatıcı tarafını pek sevmedim.
Ama koyu renkli kontür tarafı bir harika.
Çok doğal bir kontür sağlıyor.

  • CHARLOTTE TILBURY PILLOW TALK DUDAK KALEMİ:
C.T'nin en çok beğenilen dudak kalemi "Pillow Talk" desem sanırım abartmış olmam.


İlk defa bir dudak kalemini bu kadar çok kullandım ve hızla bitiriyorum.Doğal tonlardaki tüm rujlarımla inanılmaz uyumlu,altına bu ürünü uyguluyorum üzerinede rujumu.
Rujlarımın bile rengini sanki daha güzel yapıyor.Bitince yenisini almak isterim her nekadar ülkemizde satılmasada...


  • REAL TECHNIQUES 2'Lİ MAKYAJ DÜZELTME SÜNGERİ:
Bu ürünün amacı daha çok göz makyajı ve baz makyajını düzeltmek amaçlı olarak tanımlansada ben biraz farklı kullanıyorum.


Ebatı o kadar ideal ki kapatıcı kullanırken tam istediğim sonucu veriyor.
Hatta ben fondöten bile uyguluyorum,yetmiyor kontür bile yapmışlığım var.
Ebatı o küçük yeşil micro süngerlerden biraz daha büyük o nedenle çok daha işlevsel.

Benim Şubat ayındaki favori ürünlerim bunlardı,
umarım ilginizi çeken bir yazı olmuştur:))

Şimdilik hoşçakalın...