11 Mart 2015

KİTAP SAATİ: EMRAH SERBES -DELİDUMAN


Herkese Merhabalar,

Bildiğiniz gibi bloğumda "Kitap Saati" başlığı altında severek okuduğum kitapları paylaşıyorum sizlerle.

Dumanı üstünde tüten,yeni bitirdiğim Emrah Serbes'in Deliduman'ını inceleyelim istedim bugün.


17 yaşındaki Çağlar İyice ve çok sevdiği kızkardeşi Çiğdem,depresyondaki anneleri ve belediye başkanı dayıları ile sakin bir kasabada yaşamaktadırlar.

Çiğdem'in Micheal Jackson "Moonwalk" dansıyla yetenek yarışması seçmelerinden geçemediğini öğrenen iki kardeşin hayal kırıklığı ile başlıyor roman.

Hikaye ilerledikçe Kıyıdere kasabasının rant ve imar hırsına terkedilen eski güzellikleri,onları terkeden babası,ölen dedesi,halen aşık olduğu eski kız arkadaşı ve tabii ki en yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i  yakından tanıyoruz.

Hikaye ilerledikçe yetenek yarışmasından umduklarını bulamayan Çiğdem,Çağlar ve Cengiz'in yardımıyla çektikleri moonwalk videolarını youtube'a yükleyerek sosyal medyada Çiğdem'i yıldız yapmaya karar verirler.
Video beğenilip,paylaşıldıkça mutlu olurlar.
Herşey yolunda gidiyordur ama birden Gezi Parkı olayları patlak verir.

Rant ve imar kıskacında çehresi değiştirilen Kıyıdere'den İstanbul Gezi Park eylemlerine kadar uzanan bir hikaye Deliduman.

Kardeşini bulmak için Gezi Park'a gelen Çağlar kendini sağlam bir direnişin orta yerinde buluverir.

Romanın anlatım dili oldukça akıcı ve gündelik hayatın tıpkı bir parçası gibi.
Abartıdan uzak,sağlam bir hikaye.   

Karakterler o kadar gerçek ki.
Hataları,zayıflıkları,öfkeleri ve isyanları ile portrelerini öyle canlı çizilmiş ki,bu açıdan da çok başarılı buldum romanı.

Deliduman bir solukta okunan bir günümüz romanı.

Yazımın sonunu kitaptan beğendiğim birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum:

"Birini hiçliğe mahkum edersen elbette o senin her şeyin olmak isteyecektir."

"Suretlerin nerede bitip asılların nerede başladığının belli olmadığı alacakaranlık bir sokakta,elimdeki siyah poşetle yürümeye başladım."

"İnsandık çünkü biz,budalaca zaferlerimiz vardı hiçbir işe yaramayan ve bilgece yenilgilerimiz vardı bizi birbirimize daha sıkı bağlayan,umutsuzca,kederle bağlayan bizi birbirimize."

"Her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı."

"Önce bir özgür olalım da, ondan sonra o özgürlükle ne yapacağımızı düşünürüz'" demiştik. Belki de hiçbir şey yapmazdık. O hissin kendisi yeterdi bize. Özgürlüğü hep insanın canının istediğini yapması zannediyoruz, oysa özgürlük her şeyden evvel bir histir. İnsana bir şey yaptıran yahut yaptırmayan şey o histir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder